İklim Krizine Yerelden Küresele Bakış: Yuvarlak Masa Çalıştayımızın Sonuçları
- Aygün Karlı
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
Küresel İklim Akademisi Derneği olarak iklim kriziyle mücadelede sadece sorunları tespit etmek değil; uygulanabilir ve adil çözüm yolları üretmek amacıyla 25 Aralık 2025’te kapsamlı bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantı HABİTAT Derneği ve Sosyal İklim Derneği işbirliği ile düzenlendi.
Kamu ve yerel yönetimlerden kadın çalışmalarına, girişimcilikten gençlik ve bireysel farkındalığa kadar 5 farklı çalışma masasında katılımcılarımızla birlikte COP31 sürecine giden yolda Türkiye’nin yol haritasını tartıştık. İşte bu verimli çalıştaydan öne çıkan çarpıcı başlıklar ve çözüm önerilerimiz:
1. İrade ve Uygulama Açığı: Hedef Var, Hareket Yok
Kamu ve Yerel Yönetimler masamızın en net tespiti, sorunun mevzuat eksikliğinden çok bir politika uygulama açığı olduğu yönündeydi. İklim eylemi uzun vadeli bütçeler gerektirdiği için yerel yönetimler bazen kısa vadeli çözümlere odaklanarak asıl meseleyi öteleyebiliyor.
Çözüm Önerimiz: Müsilaj eylem planı gibi kritik süreçlerin şeffaf takip çizelgeleri ile vatandaş denetimine açılması şart. Veriler kamu ile paylaşılmalı ki irade eksiklikleri görünür kılınsın ve harekete geçme azmi artsın.
2. İklim Adaleti Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinden Geçer
Kadın Çalışma Masası iklim krizinin sosyo-ekonomik problemler üzerindeki çarpan etkisine dikkat çekti. Afet sonrası süreçlerde bakım emeği yükünün ağırlaşması ve iklime bağlı göçlerde kadınların daha fazla şiddete maruz kalması riskleri vurgulandı.
Çözüm Önerimiz: Kadınların sadece danışılan değil; yerelden küresele kadar tüm süreçte karar verici konumda olması gerekiyor. Ayrıca Belem Toplumsal Cinsiyet Eylem Planının ulusal seviyede hukuki karşılık bulması elzemdir.
3. Gençler Vitrin Olmak Değil Yetki İstiyor
Çocuk ve Genç Masası'ndan yükselen en güçlü ses, gençlerin süreçlerde sadece bir görünürlük unsuru olarak kullanılmaktan duydukları rahatsızlıktı. Karar alma süreçlerine katılım düşüklüğü ve eğitimdeki çevre bilinci eksikliği temel sorunlar arasında yer alıyor.
Çözüm Önerimiz: Belediye bünyelerinde gerçek yetkiye sahip gençlik meclislerinin kurulması. Ayrıca COP31 için gençlerin sadece katılımcı değil; politika yapıcı olduğu bir COP31YouthLabHub oluşturulmasını öneriyoruz.
4. Bireysel Suçluluk Değil, Sektörel Sorumluluk
Bireyler ve Girişimcilik masalarımız iklim krizinin faturasının yalnızca bireysel tüketicilere çıkarılarak bir psikolojik baskı yaratılmasını eleştirdi. Kurumsal kirliliğin bireysel tüketimden çok daha fazla olduğu bir düzende, odağın büyük üreticilere kayması gerektiği belirtildi.
Çözüm Önerimiz: Yeşil olduğunu iddia eden bir firmanın, başka bir sektörde doğaya zarar vermesine izin verilmemeli; üretici şeffaflığı sağlanmalı. İklim politikalarına uymayan firmalardan alınan artırılmış vergiler, yeşil hibe olarak çevreci yatırımlara aktarılmalı.
Sonuç: COP31 ve Yapısal Dönüşüm
Çalıştayımız teyit etti ki Türkiye’nin iklim politikaları teknik bir mesele değil; derin bir sosyo-ekonomik dönüşüm gerekliliğidir. Önümüzdeki COP31 sürecinde Akdeniz ve Karadeniz havzalarına özel başlıklar açılmalı ve yerel örgütler bu süreçte doğrudan temsil edilmelidir.
Küresel İklim Akademisi Derneği olarak iklim krizini çözülmesi gereken yapısal bir kriz olarak görüyoruz; tüm paydaşları adil, şeffaf ve katılımcı bir gelecek inşasına davet ediyoruz.
Bu rapor ve çalıştay çıktıları hakkında daha detaylı bilgi almak veya çalışmalarımıza katkı sunmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.































