top of page

Eriyen Buzulların Bedeli: Nepal ve Himalayalar’da İklim Adaletsizliği

Yazarın fotoğrafı: Gamze Çelikyılmaz
Gamze Çelikyılmaz
5 gün önce
2 dakikada okunur

Himalayalar’da hızla eriyen buzullar yalnızca doğal yaşamı değil, milyonlarca insanın hayatını ve geçim kaynaklarını da tehdit ediyor. Nepal’de yaşanan son felaket, iklim krizine en az katkıda bulunan toplumların neden en ağır bedelleri ödediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.



Kutuplardaki devasa buzul kütlelerinin koparak denizlere düştüğü o ürpertici görüntüleri hepimiz haberlerde görmüşüzdür. Ancak bu sahneler bu güne kadar hep yerleşimin olmadığı, insan yaşamından uzak okyanuslarda meydana geldi. Nepal’de yaşanan son büyük felakette ise benzer bir buzul çöküşü denize değil, doğrudan dar bir dere yatağına gerçekleşti. Langtang Ulusal Parkı'nda dağdan kopan devasa kaya ve buz kütlesi, vadi tabanına doğru yaklaşık 1.200 metre boyunca düştü. Bu düşüşün hızı ve şiddetiyle eriyen buzullar, saatte 150 kilometreye varan bir hızla çamur, kaya ve moloz yığınına dönüştü. Sonuç ise tam bir “trajedi”. Bu çöküş ardında 1.000’den fazla ölü,  kayıp ve henüz tam olarak hesaplanamamış devasa bir maddi hasar bıraktı.


Aslında bu felaket aniden ortaya çıkmadı; felaket adeta geliyorum demişti. Bu olayın benzerleri, geçtiğimiz yıllarda Himalayalar'da zaten daha küçük çaplarda yaşanmaktaydı. Bölge; önceki yıllarda bir dizi yıkıcı heyelan ve sel olayıyla zaten sarsılmıştı. Ancak son yaşanan çöküşün büyüklüğü, bilim insanları tarafından son on veya yirmi yılın dünya genelindeki en büyük heyelanlarından biri olarak tanımlanıyor. 


Kar kaplı bu görkemli dağlar, gözlerimizin önünde eriyor: Birleşmiş Milletler verilerine göre, Nepal’in karlı dağlarındaki buzullar son 30 yılda üçte birini kaybetti. Üstelik bu erime hızlanıyor; Nepal'deki buzullar son on yılda, bir önceki on yıla kıyasla %65 daha hızlı eridi.


Buradaki en büyük sorun ise öngörülemezlik. Küresel ısınmanın etkisiyle dağ yamaçlarını bir arada tutan donmuş topraklar çözülüyor ve yamaçlar dengesizleşiyor. Bilmediğimiz, adını dahi duymadığımız başka dağlarda da buzul erimesi nedeniyle benzer doğa olayları yaşanıyor; ancak buralarda can ve mal kaybı olmadığı için basında kendilerine yer bulamıyorlar. Oysa eriyen buzulların olduğu her yerde benzer yıkıcı taşkın potansiyelleri her geçen gün artıyor.


Bu sene Antalya’da düzenlenecek olan COP31’de (31. Taraflar Konferansı) iklim kaynaklı felaketler konusunda önceliği alacağına şüphe yok. 


Bu trajedinin en acı yönü ise “iklim adaletsizliği”. Nepal, küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonlarının %0.1'inden bile daha azından sorumlu. Bizler gibi konunun uzmanlarının bakışıyla; bu felakette hayatını ve geçim kaynaklarını kaybeden insanların hiçbiri küresel ısınmadan doğrudan sorumlu değil. Onlar bu sorunun asıl kaynağı olan büyük kirleticilerden olmadıkları halde bu felaketin bedelini canlarıyla ödediler.



bottom of page